
Kültürler Değişebilir mi?
Kültürler Değişebilir mi? Yazan: Yücel Congur / 2026 / Platform Sözcülerinden Dahası, şehrimizin kültürü değişebilir mi? Benim açımdan cevap kesinlikle evet. Elbette değişimin kapsamı sınırsız değildir. Çünkü kültürümüzün iyi yönlerini korumak da değişimin içinde değerlendirilmelidir. Değişim, var olan her şeyi bir kenara bırakmak anlamına gelmez. Aksine, iyi olanı koruyup bizi bulunduğumuz yerde tutan alışkanlıkları yeniden düşünmek anlamına gelir. Bu nedenle mesele, kültürü bütünüyle değiştirmek değil; onun gelişmeye açık taraflarını harekete geçirebilmektir. Peki bu soruya neden ihtiyaç duyduk? Buna işaret eden birçok veriye artık sahibiz. Değişim ihtiyacını gösteren belirtilerden biri, hatta bence en önemlisi, toplumun ruh hâlindeki olumsuz değişimin giderek yaygınlaşmasıdır. Umut etmenin dolaşımdan kalkması, geleceğe dair olumlu hayallerin sıkışması, önceki kuşakların bilinçli ya da bilinçsiz biçimde genç kuşağı bu kaotik zihin sınırları içinde tutan kabulleri aktarması ve dahası… Bunlar tek tek ele alındığında küçük görünebilir. Ancak yan yana geldiklerinde toplumun geleceğe bakışını etkileyen güçlü bir iklim oluştururlar. Eğer artık bunu

Kendim Ettim, Kendim Buldum?
Kendim Ettim, Kendim Buldum! Yazan: Behnan Ulaş / 2026 / Platform Sözcülerinden Yazımın özü zaten çok güçlü: insanın kendi mezar taşını “yüksek işlem gücüyle” gravürlemesi gibi ironik bir fikir taşıyor. Karbon bazlı canlı, silikon bazlı yaratığına baktı…” ve şunu sordu kendine: “Ulan ben ne bok yedim?” Özellikle “insan vs yapay zekâ” meselesini biraz “ustanın yetiştirdiği çırağın dükkânı ele geçirmesi” metaforuyla besleyip, Yazının özü iki aşamalı olarak şöyle: Beynimiz 20 Watt, Egomuz Nükleer Santral. İnsanoğlu Kendi Yerine Çalışacak Makineyi Yaptı… Sonra Panikledi! Yazımın bilimsel başlığı ise şöyle: “Kumu düşündürmeyi başaran canlı, sonunda kendini işsiz bırakabilir mi?” İnsanlık gerçekten enteresan bir tür. Ve kendi patronunu kodlayan tek türdür. Önce ateşi bulur. Sonra yangın çıkarır. Sonra yangın tüpü üretir. Ardından tüpün kullanım kılavuzunu okumaz. Şimdi de kendi yerine düşünecek makineyi yaptı… Ardından geceleri “Acaba işimizi elimizden alır mı?” diye YouTube’da yapay zekâ videoları izleyip stres yapıyor. Bir gün mağarada oturup yıldırımdan korkuyor. Ertesi

Ordu’nun Sessiz Çöküşü!
Ordu’nun Sessiz Çöküşü! Yazan: SEGE / 2025 / Esas alınıp yayınlanmıştır. Şehrimiz, temel altyapı ve kurumsal kapasitesi bulunduğu halde, sosyo-ekonomik göstergelerin büyük bölümünde Türkiye ortalamasının altında kalıyor. Konuya bir başlık koymaya kalksak şöyle denilebilir: “HER ŞEYİ OLAN, HİÇBİR ŞEYE DÖNÜŞEMEYEN ORDU” T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ORDU İLİ SOSYO-EKONOMİK GELİŞMİŞLİK ANALİZ RAPORU (SEGE-2025 Esas Alınarak) • Türkiye Geneli Sıralaması: 54. • SEGE-2025 Endeks Değeri: -0,312 • Gelişmişlik Kademesi: 5. Kademe (Beşinci Kademe Gelişmiş İller) 1. GİRİŞ Bu rapor; T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yayımlanan İllerin ve Bölgelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması (SEGE-2025) verileri temel alınarak, Ordu ilinin sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyinin bütüncül biçimde analiz edilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Analiz; SEGE-2025 çalışmasında kullanılan 8 ana boyut ve 52 gösterge çerçevesinde Ordu ilinin mevcut durumu, göreli konumu, güçlü ve gelişime açık alanları ile politika çıkarımlarını kapsamaktadır. 2. ORDU İLİNİN SEGE-2025 GENEL KONUMU 2.1. Genel Sıralama ve Kademe • Türkiye Geneli Sıralaması: 54.• SEGE-2025

Su Krizinin Sessiz Siyaseti
Avrupa Kururken: Su Krizinin Sessiz Siyaseti Yazan: Utku Perktaş / 01 Aralık 2025 / Yetkin Report.com’da yayınlanmıştır. Fotoğrafta, Konya, Karapınar’da oluşan 40 metre derinliğinde 50 metre çapında bir obruk görülüyor. (Foto: yenikonya.com) Konya Ovası’nda sayıları binleri bulan bu obruklar, tarımsal sulama amacıyla yeraltından çekilen su kaynaklarının jeolojik dokuyu nasıl boşalttığını somut biçimde gösteriyor. Avrupa’nın kuraklık haritası artık yalnızca meteoroloji raporlarında değil, uyduların yerçekimi ölçümlerinde de görünür durumda. Yirmi yılı aşan veriler, özellikle Güney ve Orta Avrupa’da yeraltı ve yüzey su kaynaklarının sistematik biçimde azaldığını; buna karşılık kuzey ve kuzeybatının görece dirençli kaldığını gösteriyor. Bu tablo, kıtanın daha önce “iklimsel güven bölgesi” olarak görülen kesimlerinde bile kırılganlığın hızla arttığının işareti. Bilimin söylediği University College London (UCL) bünyesinde yürütülen hidrolojik ve uydu veri analizleri, İspanya’dan İtalya’ya, Fransa’dan Polonya’ya ve İngiltere’nin doğusuna uzanan geniş bir kuşakta yeraltı suyu depolarının istikrarlı biçimde zayıfladığını ortaya koyuyor. Daha dayanıklı olduğu varsayılan gözenekli ve geçirgen yeraltı su

Dayanışma Felsefemiz:
Dayanışma Felsefemiz ‘Daha iyi bir ORDU mümkün!’ vizyonumuzu destekleyecek birliktelik kültürüyle hareket edebileceğimiz prensipler: Şehrin Işıkları Platformu, bu vizyonu destekleyecek dahası katkı yapacak tüm becerileri bir araya getirme noktasında, kolaylaştırıcı rol üstlenen anonim bir sivil inisiyatif olarak konumlanır. Siyaset, inanç, etnisite, vb. unsurların ayrıştırıcı araçlar olarak kullanıldığı günümüzde, bu anlayışın ötesine geçerek, sadece daha yaşanılabilir ve geleceğe hazır bir Ordu’yu merkeze alan bir amacın etrafında toplanmak üzere buradayız. ‘Radikal Dayanışma’ şehrimizin tarihinde ve her alanda (belki bir istisna haricinde) eksik kalmış ancak mutlaka başarmamız gereken bir anlayışa vurgu yapar. Dahası ‘Sosyal Empati’ becerisi üzerine kendimizi geliştirmemiz gerektiği işaret eder. Bununla ilgili üreteceğimiz videoları ve blog yazılarını takip edebilirsiniz. ‘Daha iyi bir ORDU mümkün!’ vizyonumuzu desteklemek isteyen her bir insanımızı içine alacak şekilde; Fikirleri kümelendirme, olgunlaştırma, önceliklendirme ve görünür kılma amaçlarıyla ‘Daha iyi bir ORDU mümkün!’ sürecine katkı yapabilmemiz mümkün olacak. ‘Eylemle desteklenmemiş tüm konuşmalar ve tespitler ucuzdur!’ önermesine uygun ve
